Türkiye'de uzun on yıllardır fiilen iki ana burjuva partinin rekabet ettiği bir sistem yürürlüktedir. A la turka başkanlık sistemine geçişle birlikte kaçınılmaz olarak oluşan "Cumhur" ve "Millet" burjuva ittifakları ile bu durum daha da pekişmiştir. Bütün burjuva ve küçük-burjuva partiler eninde sonunda bu iki ittifakın çevresinde toplanmak zorunda kalmaktadır. Aslında bunlar ABD'deki - çizgileri birbirlerinden çok zor ayırt edilebilen ve her ikisi de tekelci burjuvaziye hizmet eden - "Cumhuriyetçiler" ve "Demokratlar" örneğinde olduğu gibi fiilen bütün burjuva politika sahnesine hakim olan iki ana burjuva partisi durumundadır.
Lenin ünlü Sol Komünizm eserinde bu sistemin sınıfsal işlevini "yüzlerce yıllık deneyimle kutsanmış -ve sömürenler için olağanüstü yararlı olan- (sömürücülerin) 'iki parti' sistemi" sözleriyle ortaya koymuştur. (Lenin, Sol "Radikalizm, Komünizmin Çocukluk Hastalığı, İnter Yay., s. 83)