Burjuva ve küçük-burjuva partiler cephesinde ittifaklar borsası tavan yapmış durumda. Bu pazarlıklar içinde bir azılı gerici Hüda-Par, Yeniden Refah vb. partilerin "Cumhur ittifakı" ile yürüttüğü ittifak görüşmelerine bakın, bir de bizim TİP'lerin, Sol Parti'lerin, EMEP'lerin "hiçbir karşılık beklemeden" peşin peşin burjuva muhalefetin kuyruğuna takılmalarına ve başkalarını da takma çabalarına ve yöntemlerine bakın. Birinciler bu fırsatı kullanarak kendi gerici programlarının başka zaman yapabileceklerinin yüz katı, bin katı kadar yaygın ve güçlü propagandasını yapıyorlar. İkincilerin tek gündemi "birinci turda işi bitirmek" ve kırık dökük birkaç lakırdı hariç sosyalizm adına söyleyecek programatik hiç bir sözleri yok. Temel gündemleri de kesinlikle sosyalizmin, devrimin propagandası değil. Onlar tamamen burjuva muhalefetin bir an evvel iktidara gelmesine odaklanmış durumdalar, bu şekilde kurulacak yeni bir burjuva hükümetten açık ve örtülü olarak inanılmaz beklentileri (bunun ülkeye demokrasi getirmesi, AKP-Erdoğan döneminin bütün suçlarından hesap sorması vb.) vardır ve diğer her şey onların gözünde "şu an için" tamamen talî önemdedir.
Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!
Bütün ülkelerin işçileri ve ezilen halklar, birleşin!
14 Mart 2023 Salı
İttifak pazarlıklarında aşırı gerici ve "sosyalist" küçük partilerin taktiği
13 Mart 2023 Pazartesi
Reformistler ve anarşistler işçi hareketinin gelişmesini nasıl engellerler? (Lenin'den)
"... Marksizmi anlamayan ve modern işçi hareketini anlamayan burjuva ideologları, liberaller ve demokratlar, sürekli olarak bir beyhude aşırı uçtan diğerine zıplayıp dururlar. Bazen bütün sorunu kötü niyetli kişilerin sınıfı sınıfa karşı "kışkırtmaları" ile açıklamaya çalışırlar, bir başka zaman da işçi partisinin "barışçıl bir reform partisi" olduğu fikriyle kendilerini avutmaya çalışırlar. Hem anarko-sendikalizm hem de reformizm, bu burjuva dünya görüşünün ve etkisinin doğrudan bir ürünü olarak görülmelidir. Bunlar işçi hareketinin sadece bir yönünü ele alırlar, bu tek yanlılığı bir teori düzeyine yükseltirler ve bu hareketin belirli bir dönemin, işçi sınıfı faaliyetinin belli koşullarının özgül özelliği olan eğilimlerini veya özelliklerini karşılıklı olarak dışlarlar. Ama gerçek hayat, gerçek tarih, bu farklı eğilimlerin tümünü kapsar, tıpkı doğadaki yaşam ve gelişimin hem yavaş evrimi hem de hızlı sıçramaları, süreklilikteki kırılmaları içermesi gibi.
Revizyonistler, "sıçramalar" ve işçi sınıfı hareketinin ilkesel olarak eski toplumun bütününe uzlaşmaz karşıtlık içinde olduğu hakkındaki tüm argümanları laf kalabalığı olarak görürler. Reformları ise sosyalizmin kısmen gerçekleşmesi olarak görürler. Anarko-sendikalistler de "küçük işler"i, özellikle parlamenter platformun kullanımını reddederler. Uygulamada, ikincilerin taktikleri, "büyük günleri" pasifçe beklemek ve büyük olayları yaratan güçleri bir araya getirememek anlamına gelir. Her iki akım da en önemli ve en acil olan şeye, yani işçileri, her koşulda iyi çalışabilen, sınıf ruhuyla yoğrulmuş, kendi hedeflerini gerçekten kavramış olan ve hakiki Marksist dünya görüşü ile eğitilmiş, büyük, güçlü ve düzgün işleyebilen örgütlerde birleştirmeye engel olurlar." (Lenin, Avrupa İşçi Hareketi İçindeki Farklılıklar, çeviri bize aittir - İSK.)

