"... Burnunun ucunu göremeyen burjuva ve küçükburjuva aydınlığının bir inancı daha var: O, burjuva terörüyle susturulmuş ve kırtasiyeci burjuva devlet cenderesiyle bezdirilmiş ve sindirilmiş olan halkın, yani (İşçi + Köylü)nün cahil, siyasetten anlamaz, kafasız ve ilh. olduğuna oldukça inanmış görünür. Onun için burjuvazinin "lisan-ı hâl" ile: "Ne yapalım, bu cahil, kafasız halktan da memleket işleri hakkında fikir soramayız ya!" tarzındaki küstah demagojisine bayılır. Ve Mülkiye memuru, Eğitim Müdürü ve Şeyh efendilerinin "aydın"lığına, kafalılığına pek güvenir.
Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!
Bütün ülkelerin işçileri ve ezilen halklar, birleşin!
7 Haziran 2023 Çarşamba
25 Mayıs 2023 Perşembe
Sigorta şirketlerinin halk isyanları nedeniyle ödediği tazminatlar terörizm gerekçesiyle ödedikleri tazminatları solladı
Marx’ın da belirttiği gibi sigorta şirketleri kendi çıkarları gereği bazı olguları nesnel ve gerçekçi bir biçimde yorumlamak zorundadırlar. Aşağıda emperyalist burjuva çevrelerin görüşlerini yansıtan Financial Times gazetesinde yayınlanan bir makalenin özet çevirisini sunuyoruz. Bu makalede, sigorta şirketlerinin son yıllarda halk isyanlarının sayısının arttığını saptadıkları ve gelecekte daha da artacağını öngördükleri ortaya konulmaktadır. - İSK.
...
Halk isyanları 2015 yılından bu yana sigortacılara 10 milyar dolardan daha fazlasına mal oldu. Bu rakam, sigortacıların aynı dönemde terörizm nedeniyle ödedikleri yaklaşık 1 milyar dolardan çok daha fazla. Bu durum sigorta şirketlerini endişelendiriyor ve primlerin yükselmesine sebep oluyor.
24 Mayıs 2023 Çarşamba
Burjuva muhalefetin hezimetine de, zaferine de ortak olmayalım!
20 Mayıs 2023 Cumartesi
Ukraynalılar cephede ölürken finans kuruluşları onların tarım arazilerine el koyuyor
Colin Todhunter, off-guardian.org
Ukraynalılar savaşta hayatlarını kaybederken, finans kuruluşları tarım arazilerinin, oligarkların ve Batılı finansörlerin eline geçmesini sinsice destekliyor.
… Farklı kaynaklara göre, Rusya ile çatışma sırasında 100.000 ila 300.000 (muhtemelen daha da fazla) Ukrayna askeri öldü. Tabii ki bu sayıya sivil kayıpları dahil değil.
Ancak bu makalenin konusu bu değil. Bu konuda başka yerlerde çok şey yazıldı.
Ukraynalılar uluslarını, topraklarını koruduklarına inanarak öldüler. Bu topraklar dünyanın en verimli toprakları arasında yer alıyor.
Ukrayna Ulusal Bilimler Akademisi'nden Profesör Olena Borodina şöyle diyor:
“Bugün, kırsal kesimdeki binlerce erkek ve kadın çiftçi, savaşıyor ve ölüyor. Onlar her şeylerini kaybettiler. Arazilerin alımı ve satımı giderek daha fazla serbestleştirilmektedir ve bu satışların reklamı yapılmaktadır. Ukraynalılar toprakları uğruna canlarını verdiler ama bu durum onların toprakları üzerindeki haklarını gerçekten tehdit ediyor.”
19 Mayıs 2023 Cuma
İşçi sınıfı burjuva cumhuriyeti kutlamalı mıdır? (Luis Emilio Recabarren)
Burjuva cumhuriyete ve onun "millî bayramları"na ezilen ve sömürülen sınıfların sınıf bilincini yükseltmeyi amaçlayan gerçek bir komünistin ("işçi sınıfının vatanı yoktur" sözünü unutan bizim sahte "sosyalist" ve "komünist"lerden farklı olarak) nasıl yaklaşması gerektiğine mükemmel bir örnek .... - İSK'nun notu.
...
Luis Emilio Recabarren*: Başımızı sokacak evi olmayan bizler bir vatanı var mıdır?**
16 Eylül 1905
Şu soruyu defalarca sorduk: “18 Eylül tarihinde kutlanan nedir?” Bazıları, özellikle de burjuvalar şöyle yanıt verir: “Siyasi kurtuluşumuzu, Cumhuriyet olarak bağımsızlığımızı kutluyoruz.” Ama aslına bakarsanız işçi sınıfının 18 Eylül 1810’da Şili’de yaşanan değişimden [***] kazandığı pek bir şey yoktur. Onun sahip olduğu bir özgürlük varsa o da açlıktan ölme, sefalet içinde, kıt kanaat yaşama özgürlüğüdür. Bunu görmek, bu gerçekliği analiz edebilmek için, bizleri kurtulmuş olduğumuza ve Cumhuriyetin bağımsızlığının bizim bağımsızlığımız olduğuna inandıran fanatizmden uzaklaşmamız gerekir.
Kemalist tek parti diktatörlüğünün faşist karakteri ve Türk burjuvazisinin iktidarının sağlamlaştırılmasında döneklerin rolü üzerine Kıvılcımlı
"İnsaf edelim de, artık Kemalizmin faşizmden ayrılan noktalarını aramakla zaman yitirmeyelim."
"... 'Profesyonel kuyrukçular' {Şevket Süreyya, Vedat Nedim Tör gibi TKP döneği Kadro'cular kastediliyor}, satılık eşekler gibi yemlerini kim veriyorsa onun adına anırıyorlar. Dün işçi sınıfından bir çıkar umdukları zaman, proletarya ideolojisini bir semer gibi taşıdılar. Bugün arpayı burjuvazi verince, semerlerini attılar. Sırtlarında yaldızlı birer palan, Halk Partisi'nin vurduğu gemle paşaların "adsız" düzenbazı oldular.
13 Nisan 2023 Perşembe
Komünistlerin gerici parlamento seçimlerine yaklaşımının temel ilkeleri üzerine Lenin’den notlar
Aşağıdaki derlemeyi ilk kez Haziran 2011 seçimlerinden hemen önce yayımlamıştık. Ne yazık ki, aradan geçen onca yıla rağmen, devrimci çevrelerin burjuva seçimlere yaklaşımında, o zaman yaptığımız "Komünist ve Devrimci Sol bu seçimlere de işçi sınıfına ve emekçi kitlelere gerçek bir bağımsız ve devrimci politika öneremeyen konumuyla giriyor" saptamamızı değiştirmemizi gerektirecek bir gelişme olmamıştır. Tek fark, o dönemde devrimci eğilimli çevrelerde pasif boykot tavrı ağır basarken günümüzde Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde boykot ve parlamento seçimlerinde HDP (günümüzde YSP) adaylarını (HDP/YSP'nin genel reformist çizgisine ve halkların temel sorunlarını TBMM'de ve anayasal/yasal düzen içi reformlarla çözme konusunda yarattığı reformist hayallere öze ilişkin hiçbir eleştiri getirmeden) destekleme tavrı ağır basmaktadır. Ne yazık ki komünist ve devrimci eğilimli çevreler bir uçtan (burjuva seçimlerine katılmanın burjuva düzeni meşrulaştırmak anlamına gelmek zorunda olduğunu, devrimci bir seçim çalışması yapmanın mümkün olmadığını iddia eden pasif boykotçu, "sol" oportünist anlayıştan), diğer bir uca ("kötünün iyisi" olarak reformist partileri ve adayları desteklemeyi alışkanlık hale getirmeye) savrulmuştur. Aslında iki anlayışın temeli de aynıdır, devrimci güçlerin kendi bağımsız inisiyatiflerine ve güçlerine güvenmemeleri.
Görüşümüze göre, emekçi kitlelerin korkunç bir ekonomik yıkımı günbegün yaşadığı ve kapitalistlerin doymak bilmek kâr hırsı ve burjuva hükümetlerin umursamaz politikaları sonucunda yüz binlerce insanın hayatını kaybettiği bir depremle derinden sarsıldıkları koşullarda, komünist ve devrimci güçler, her şeye düzen içinde çözüm bulunabileceğini iddia eden liberallerden ve reformistlerden farklı olarak, bu seçimlerden her şeyden önce ve esas olarak devrimin ve komünizmin propagandasını yapmak, ezilen ve sömürülen yığınların temel sorunlarının asla burjuva seçimler ve burjuva parlamento yoluyla çözülemeyeceğini anlatmak için yararlanmalıydı. Bunun için de Marx ve Lenin'in özellikle vurguladıkları gibi, ne "demokrat" maskeli burjuva partilerinin "bu köprüden önceki son çıkış" vb. umacılarına, ne de küçük-burjuva reformistlerin "oyları bölmeyin" laflarına bir nebze bile kulak asmayarak net bir devrimci program temelinde ortak bağımsız devrimci adaylar gösterilmeliydi. Burjuva ve küçük-burjuva akımların bu türden şantajlarına kendilerini kaptıranların istemeyerek de olsa burjuva politikasının birer aletine dönüşecekleri ve dönüştükleri açıktır. Aşağıdaki derlemeyi bu görüşümüzün temellerini bütün yönleriyle ortaya koyduğu, aynı zamanda komünistlerin burjuva seçimlerine katılmasının temel ilkelerini net bir biçimde özetlediği için yeniden yayımlamayı uygun görüyoruz. - İşçi Sınıfının Kurtuluşu.



